Hikaye, Hikayeler Gülerken Öğrenmeye Hazırmısınız ?
Melek Hanym, bu ak?am bir ba?ka hazyrlyk yapmy?ty. Bir ba?ka çykmy?ty kocasynyn kar?ysyna. Ypek gibi siyah saçlaryny omuzlaryndan a?a?ylara salmy?ty. Birilerinin dy?arysy için gösterdikleri özeni; o, sadece kocasy için gösteriyordu. En güzel elbisesini giymi?, yeni gelin gibi süslenmi?, “yaratyly?ymy, yüzümü güzelle?tirdi?in gibi, huyumu ve ahlakymy da güzelle?tir ya Rabbi diye dualar etmi?ti. Kararmakta olan ak?amyn ilk karanly?y içinde; tül perdenin altyndan bakabildi?i kadaryyla kocasynyn gelmesi için yolu gözlüyordu.
Tahir Bey, ise fena halde yorulmu?tu ama vazifesini yapmy? olmanyn huzuru içinde eve dönüyordu. Üzerinde ta?ydy?y anahtary ile kapyyy açacakty ki; e?i Melek Hanym`yny kapyyy açar olarak buldu. Melek Hanym, içeri giren kocasynyn boynuna saryldy. Davrany?lary ile onun gönlünü alevlendiriyordu. O, evinin hanymy, hanymefendisiydi.
“Selamünaleyküm.” Dedi Tahir Bey,
“Aleykümselam. Ho? geldiniz efendim.”
“Ho? bulduk canym” dedi. Tahir Bey, bir buse kondurdu güler yüzle kapyda kendini kar?ylayan hanymynyn yana?yna. Melek Hanym, Tahir Beye terliklerini verirken; elindekileri aldy. Pardösüsünü asty. Hanymy tarafyndan güler yüz, tatly söz ile kar?ylanan Tahir Beyin bütün yorgunlu?u bir anda çykyvermi?ti sanki…
?u Melek Hanym, ne ho? bir kadyndy. Tahir Bey, kolunu onun beline dolady. Birlikte salondaki kanepeye kadar geldiler. Kar?ylykly hal ve hatyr sordular. Bundan dolayy her ikisi de ziyadesiyle memnundular.
“Bu güzel kar?ylamayy neye borçluyum acaba?”
“Görevinin bilincinde olan bir hanym almaya!”
“Ey Rabbim ne kadar ?ükretsem yine de azdyr. Senin gibi bir Mele?i nasip etti bana…”
“Ya ben bu övgüyü neye borçluyum?”
“Görevinin bilincinde olan; bir beyle evlenmeye!”
“Sen hem çok akylly, hem çok zeki, anlayy?ly, güzel, kibar, nazik, hem de çok sevimli, hem de çok…”
“Yeter, görende bir ?ey var zannedecek.”
“Sen ba?kasyn, benim için “çok özel bir yer sahipsin. Sen benim bir tanemsin. Ben seni övmüyorum, hakikati söylüyorum. Hem senin övülmeye ihtiyacyn my var? Kadyn, evi ve kocasy için süslenmeli. Ama kadynlar daha çok dy?ary çykacaklary zaman, sanki bir ba?kalary için süslenirler. Evlerinde ve kocalarynyn yanynda ise syradan ?eyler giyerler. Sen öyle de?ilsin, bir tanem.”
“Nasylym peki?”
“Sen ba?kasyn…”
“Evlendi?imiz günden bu yana seni çama?yrda, bula?ykta görmedim. Üstün ba?yn pis ve da?ynyk görmedim hiç.”
“Benim en önemli vazifem; sana huzurlu bir ortam hazyrlamaktyr. Sizi huzurlu ve mutlu gördükçe, dünyalar benim oluyor.”
“Ya Rabbi ne amel ettim ki, bana böyle bir melek nasip ettin?” diyordu Tahir Bey. Melek Hanym Tahir Beyin geçen her gün sevgisi artyyor, gözünde ve gönlünde büyüyordu. Melek Hanym da “sen benim hayat kayna?ym, umudum, sevgim, a?kym, her ?eyimsin, sana kul köle olmak istiyorum diyordu. Ne yapar eder, gönlünün en uç noktasyna kadar inerdi. Çaly?malarynda destekçisi olur, ?evk ve zevk vermeye çaly?yrdy. Bu güne kadar, ne ky?tan ne yazdan, ne so?uktan ne de sycaktan ?ikayetçi olmamy?lardy. Huylary da öyle birbirine benziyordu ki! Kocasy evde oldu?u zaman; i? çykarmazdy ortaya, sürekli yanynda olmaya çaly?yr, sevdi?i yemekleri yapar, duruma göre çay, kahve, meyve getirir, soyup dilimleyerek eliyle de ikram ederdi.
Tahir Bey ne zaman misafirle gelecek olsa, kapy ziline basar, Melek Hanymyn “kim o? sorusuna “biziz cevabyyla yalnyz olmady?yny anlar, gelen misafirin zahmet de?il rahmet olarak geldi?ine inanyr ona göre hüsnü muamelede bulunurdu. Ne kadar geç gelirse gelsin, asla “kadyna kocasyndan önce yatmak yaky?maz der mutlaka kocasyny beklerdi.
Melek hanym, abdest almak için gömle?inin kollaryny syvarken; Tahir Beyin ayaklaryna uzanarak çoraplaryny çykarmaya ba?lady. Tahir Bey, onu ellerinden tuttu, memnuniyetini ve sevgisini belli etmek için; anlyna bir öpücük kondurdu.
“Sen benim hizmetçim de?il, e?imsin.”
“Çoraplarynyzy çykarsam ne olur ki!…”
“Bu senin görevin de?il.”
“Seni memnun ve mutlu etmek, benim görevim de?il mi?”
“Bu ikimizin de görevi…”
“Öyleyse müsaade ette çykarayym.”
“Hayyr.”
Tahir Bey kendi çoraplaryny çykardy. Lavaboya do?ru giderken; “Bu Allahyn bana bir hediyesidir” diye, dua edip ?ükretti. Abdestini alyp çykynca onu elinde havlu ile bekler buldu.
“Yapma Mele?im.”
“Size hizmet etmekten zevk alyyorum.”
Birlikte ak?am namazyny kyldylar. Melek Hanym yere sofrayy hazyrlarken; Tahir Bey e?ine sofra hazyrlamada yardym ediyordu.
“Sen otur efendi…”
“Sana yardym etmek istiyordum.”
“Eksik olma. Ama erke?in dy?aryda ba?aryly olmak için içeride dinlenmesi lazym.” Ykisi de bir birinin ho?görüsünden, nezaket, sevgi ve saygysyndan son derece memnundular. Huzur doluydular. Örnektiler. Yemekten sonra a?zyny yykamak için lavaboya giden Tahir Bey, onu yine havluyla bekler buldu. Onu havlu ile birlikte kucaklady. Ne asil bir hanymdy, ?u Melek Hanym.
“Sen bir Meleksin.”
Yemekten sonra oturup sohbet ettiler. Ayny derdin, ayny tasa ve kasavetin, ayny ideal ve davanyn insanlaryydylar. Yyllarca birbirini görmemi? iki a?yk gibiydiler. Yatsy yakla?ty?ynda; Tahir Beyin pardösüsünü getirdi. “Yatsy ile sabah namazlaryny camide ifa etmen senin için daha hayyrlydyr diye dü?ündüm” diyen Melek Hanyma te?ekkürden ba?ka verecek cevap bulamady.
“?u sendeki tatly dil var ya!…” dedi.
O gidince bula?yklary yykady, oca?a koydu?u çayy demledi. Abdestini tazeleyerek namazyny kyldy. Gelece?i zamany tahmin ediyordu. O cebinden anahtaryny çykaryrken; Melek Hanym kapyyy açty.
“Kapyda my bekledin yine!…”
“Sen hem kocam, hem de hocamsyn. Dünya ahiret mutlulu?umu sana borçluyum. Nankör olamam. Hakkyny nasyl öderim sana…” Salonda Tahir Bey tefsirde dünkü kaldyklary yerden devam etti. Melek hanym hem çayyny doldurdu, müphem konulary açyklamasy için hem de sorular sordu. Melek Hanym okudu, Tahir Bey de?erlendirdi. Erken kalkmak için; erken yatmak bir gereklilikti. Yatmadan önce Tahir Bey abdestini tazelerken; Melek hanym yatak örtüsünü kaldyrdy, yastyk ve yorgany açty. Gecelik ve pijamalary hazyrlady. Dualaryny ettiler ve yattylar.
Gece yarysy uyanan Melek Hanym, abdestini alarak; teheccüd namazy kyldy. E?ine, kendine ve tüm Müslümanlara dua etti. Yata?ynda asude bir ?ekilde uyuyan Tahir Beyi uyandyrmaya kyyamady. Sessizce yanyna sokularak yatty. O uykuya varmak üzereyken Tahir Bey teheccüd namazyny kyldy, dua etti. Muhabbetle yatan e?ine bakty. Sabah namazyny camide kylarak eve geldi?inde sabah kahvaltysyny hazyr buldu. Huzur ve saadet içinde kahvaltylaryny yaptylar. Melek Hanym, her günkü gibi, sevgiyle Tahir Beyi i?e yollady.
Melek Hanym biliyordu ki…
“Ynsanlaryn, hayatyny bir ya?am biçimine dönü?türemiyorlardy. Yuvayy her ne kadar erkek yapsa da, kadynyn huzur ve mutluluk içinde devam ettirebilece?ini gayet iyi biliyordu. Evden sevgi ve muhabbetle i?e çykan erke?in; gözü ve gönlü dy?aryda kalmayaca?yny, ak?am olunca da; sevgi ve muhabbetle eve dönece?ini ama herkesten daha iyi biliyordu.”
ßen Diyarbakyrlyyym… 17 Ya?yndayym….
Synyfymda bir kyz var onunla lise birde ayny synyfa dü?tük. Ylk gördü?ümde sadece be?enmi?tim. Onu Sevmek aklymdan bile geçmedi…
Ama ne olduysa sonra oldu. Okulun sonlaryydy. Dersler artyk bo? geçiyordu.
Bir baktym kyz benim önümdeki syrada oturuyor. Biraz muhabbet ettik. Sonra ders yine muhabbet ettik.
Ak?am okuldan çyktyk. Onu dy?arda gördüm. Evine kadar byraktym. Ertesi gün okulda yine onunla muhabbet ettik.
Artyk onu sevdi?imden eminim…. Synyfta onu seven, ama aslynda sevmeyen birkaç ki?i vardy.
Onunla arkada? olmak istediler.. o ise istemedi ve hep bana bakarak gülümsüyordu…
Ama ne yaptymsa ona onu sevdi?imi bir türlü söyleyemiyorum…
Her zaman görüyordum onu, ama artyk görmüyorum…
Ne olur yardym edin bana….
Onu Seviyorum ama diyemiyorum… En kötüsü de bu olsa gerek….
Syradan sabahlaryn mahmurlu?una aly?abilmek için, bir ?afak vakti aniden geçmi?inden ve bugününden vazgeçmek,
Ve içinde her nasylsa saklamayy ba?army? oldu?u bir yarynyn heyecanyna, kanatlaryna tutunarak havalanmak cesaret ister.
Kurulu düzen öylesine rahat, öylesine huzur doludur ki,
Ruhuna gömülü çocu?u, yyllarca kynynda beklemi? keskin bir kylyç gibi uyandyryp dört nala ilerlemek, yaman bir karara dönü?ür.
Zordur insanyn onca zaman bunca emekle kurdu?u ne varsa hiçe sayyp, ma?lup ama ma?rur bir komutan edasyyla yeni seferlere niyetlenmesi…
Bugüne yenik dü?enler, yaryny sadece ho? bir hayal olarak dü?leyip, dünde ya?arlar.
Bedel ödemeyi göze alanlar ise, yelkenleri atlastan gemilerle, arkalarynda külden köprüler byrakarak, meçhul bir istikbale do?ru dümen kyrarlar…
Yykylan syrat köprüsüdür…
Geçer ve orada kalyrsynyz:
Cennetse cennet, cehennemse cehennem…
Dönü?ü yoktur…
Seni Seviyoruz can abi sevgiler…
Bir zamanlar çokmu çok güzel bir kadyn varmy? kadynyn bir gün kocasy hacca gitmi? ve gitmeden önce karde?ine tenbih eylemi? hanymyn ihtiyaçlaryny kar?ylamasy ve onu korumasy için syky syky tembihlemi?. Karde?i kötü yürekli bir ki?i imi? ve abisinin hanymynyn ihtiyaçlaryny kar?ylyyormu? ve bir gün yine ihtiyaçlaryny giderirken perde arkasyndan kadynyn yüz güzelli?ini görünce akly ba?yndan gitmi? görür görmez a?yk olmu?. Yemeden içmeden kesilmi? ve bir gün fyrsatyny bulup kötü niyetini kadyna söylemi? ve kadyn demi?ki;
Sen Allah tan korkmazmysyn. Sen abine gelince ne cevab vereceksin ve onu ?iddetle kovmu? tabi. O kötü insan demi?ki;
Sana öyle bir iftira atarym ki ölümden kutulamazsyn. Kadyn;
Senin kötü iftirandan korkmuyorum ben yarynki ahirette hesabtan korkuyorum demi?. Ve o ki?iyi ?iddetle kovmu?.
Kötü yürekli o ki?i dört ki?iyi tutmu? ve kadynyn(hakimin) huzuruna çykmy?lar falanca kadyn zina etti demi?ler. Kadyda dört ki?inin ?ahitli?ini kabul etmi? ve kadyny çölün ortasynda halkla beraber ta?latmy?.
Kadyny öldü diye byrakmy?lar, kadyn kan revan içinde kalmy?. Ak?am olmu? sabah olunca kadyn kendine gelmeye ba?lamy? ba?yrmaya ve syzlanmaya ba?layynca yoldan geçen bir bedevi onun yanyna gelmi? ve hal hatyryny sormu?.
Kadyn, ben çok hastayym, demi?.
Adam da ben seni iyile?tirim, demi? ve kadyny evine götürmü?. Hanymyyla beraber tedavi etmi?ler ve kadyn her gün iyile?tikçe yüzünün güzelli?i ortaya çykmaya ba?lamy?.
Yyile?ti?i zaman yine o muhte?em yüzelli?i ortaya çykynca bedevi ona a?yk olmu? ne olur senin a?kyndan yemez oldum. Gel benim helalim ol demi? ve kadyn bunu reddetmi?.
Ve o bedevi iste?inin olmayaca?yny anlayynca, bundan sonra ayyn karde?imsin demi?.
Bevinin bir kölesi varmy?. Bu köle perde arkasyndan kadynyn güzelli?ini görünce öyle bir a?yk olmu? ki akly ba?yndan gitmi? ve bir fyrsatyny bulup o kötü fikrini kadyna söylemi?. Kadyn onu reddedince köle sana öyle bir iftira atarymki bundan kurtulamazsyn demi? ve gitmi?.
Ak?am olunca efendisinin çocu?unu öldürüp hançeri kadynyn yasty?ynyn altyna koymu?. Sabah olunca çocu?unun annesi bu acy olayy görünce haykyrmaya ba?lamy?. Ve herkes toplanmy? kim yapar diye kendi aralarynda hayretle konu?maya ba?lamy?lar.
Ve hançeri bedevi kadynyn yasty?y altynda bulunca kadyna a?zyna gelen ?eyleri söylemeye ba?layynca o güzel kadyn ben senin çocu?unu öldürüp elime ne geçecek senin bunca iyili?inin kar?yly?y bumu deyip a?lamaya ba?lamy?…
Bedevi akylly bir ki?i imi?, ve onun yapmady?yny anlayynca demi?ki buralardan git….
Hanymym seni görünce o?lu aklyna gelir üzülür. Al sana 300 dirhem demi?, o güzel kadyny yollamy?… O da yollara dü?mü?.
Yolu bir köye denk gelmi?. Köyün içinde bir kalabalyk varmy? ve kalabaly?a yönelip sormu?:
Neden toplandynyz?
Onlar da: Bizim yöneticimiz bizden senelik vergi topluyor vermeyenleri asyyor demi?ler. Asylacak ki?i ise bir delikanly parasy olmady?yndan bugün asylacak demi?ler. Ve o güzel kadyn demi?ki;
Ne kadarmy? borcu?
Demi?ler ki; 300 dirhem….
Güzel kadyn, ben onun borcunu ödesem asylmaktan kurtulur mu? demi?… evet deyince de borcunu ödemi?.
Tabi genç asylmaktan kurtulmu?. O genç kendisini kurtaran kadynyn pe?ine dü?mü? ve kadyna tam te?ekkür edece?i syrada güzelli?ini görüp akly ba?yndan gitmi? ve arzusunu söyleyince kadyn benim iyili?imin kar?yly?y bu mu demi? ve reddetmi?.
O genç pe?ini byrakmamy?. Yolu bir limanyn yanyna gelmi?. Genç umdu?unu bulamayynca geminin kaptanyna bu benim kölem demi?, istedi?imi yaptyramyyorum gel sana satayym demi?.
Tabi ucuz fiyata satmy?. Kadyn ben evliyim ben köle de?ilim, demi?. Ama sözünü dinleyen kim?
Kaptan güzelli?ini görünce gemiye almy?. Tabi a?k galip gelince akyl ba?tan gidiyor o kötü emelini uygulayynca kadyn feryat etmeye ba?lamy?…
Sen Allah’tan korkmaz mysyn? Sizin karde?iniz olsa bacynyz olsa hanymynyz olsa buna müsade dermisiniz? deyince çaly?anlar bunu kurtarmy?.
Çaly?anlarda bunun güzelli?ini görünce hepsi a?yk olmu?. Tabi yüzde bulamayynca hepsi birlikte ortaya alyp kötü arzularyny gerçele?tirece?i syrada kadyn ellerini semaya kaldyryp dua etmeye ba?lamy?. Sanki duasyna denizdeki dalgalarda amin demi?. Kadyn Ya Rabbi ben senden yardym bekliyorum, bunlaryn kötü isteklerinden beni kurtar yada canymy al demi?. Ve denizden bir ate? çykyp hepsini yakmy? kül eylemi?.
Kadyn erkek elbisesi giyip sahile yakla?my?, limana varynca halk ba?yna toplanmy?. Gemide tek ki?i oldu?unu anlayynca ?a?my?lar. Ey genç demi?ler, bu gemiyi buraya kadar nasyl getirdin demi?ler.
O kadyn demi? ki kral gelmeden olanlary açyklamayaca?yny söylemi?. Ordakiler krala haber götürmü?ler ve krala demi?ler ki efemdim devletlim, limana çok güzel bir genç geldi. Gemiyi yanlyz ba?yna getirmi? ve de sizden bir iste?i var demi?ler.
Tabi kral hazyrlanyp yollara dü?mü?. Kadyn kraly görünce demi?ki;
- Ben bir kadynym ve de gemide olanlary anlatynca kadynyn kerametini anlamy?lar. Kadyn krala demi?ki efendim bana bir ibadet yapabilece?im bir ev yap demi?. Bu gemideki bütün e?yalary da devlet hazinesine ba?y?lyyorum demi?.
Kral o kadyna öyle bir mabet yaptyrmy? ki, sanki saray… Kadyn bütün ömrünü bu mabedde ibadet ve taatle geçirmeye ba?lamy?. Ve Allah azze ve celle katynda makbul bir kul oldu?undan, herkese namy yayylmaya ba?lamy?. Tabii kadynyn kocasy hacdan geri gelince evi harap olmu?. Ve karde?ine gelince karde?i felç olmu?. Peri?an halde karde?ini görünce daha da içi yanmy? hanymyny sormu? karde?i de bir ki?iyle zina etti. Kady ta?latyp öldürttü demi?.
Adamca?yz hanymyn bu hale gelmesine çok üzülmü?. Karde?ini de böyle görünce hepten içi yanmy?. Karde?ine demi?ki;
Karde?im falanca beldede bir evliya kadyn varmy?. Duasyyla hastalar iyile?iyormu?. Karde?i bu habere çok sevinmi?. Hemen gidelim demi?, ve yola dü?mü?ler.
Yollary bir köye gelince bir eve misafir olmu?lar. Hal hatyr sorulunca böyle bir hastamyz var falanca beldede bir mübarek evliya var ona gidiyoruz demi?ler.
Ev sahibi de demi?ki benimde bir kölem var kötürüm oldu, bende gideyimde belki iyile?ir demi?.
Beraber yola dü?mü?ler ve yollary bir köye gelmi? bir ya?ly kadyn onlara sormu? nereye gidiyorsunuz. Onlarda nereye gideceklerini söyleyince aman evlatlarym benim bir genç o?lum var demi? kötürüm oldu. Ne olur bende o?lumla beraber geleyim demi?…
Hep birlikte o evliyanyn bulundu?u beldeye hareket etmi?ler. O evliya kadynyn evine varmy?lar. Hacetlerini bildirince o kadyn hepsini tanymy? kocasynyn da orda oldu?unu görünce hem sevinmi? hemde üzülmü?. Nasyl kendisimin suçsuz oldu?unu ispat ede?im diyede üzülmü?. Huzura çykmy?lar o kötürümler için dua etmesini istemi?ler ve o kadyn demi?ki bunlaryn kurtulmasynyn bir tek çaresi var demi?.
Bunlar yaptyklary günahlary söylesinler pi?man olsunlar. Kurtulurlar Allah’yn izniyle demi?…
Kocasynyn karde?i ben senin hanymyna iftira ettim demi?. Ama hanymyn suçsuzdu…
Öbür köle ise bir kadyn geldi, sahibimin çocu?unu öldürdüm, suçu ona attym, demi?…
Di?eri ise beni kurtaran kadyny köle diye sattym demi?…
O evliya kadyn hepsine dua eyleyip hepside hastaly?yndan kurtulmu?… Hepsi huzurdan ayrylyrken kocasyna sen gitme demi?.
Tabi herkes dy?ary çykynca yüzündeki peçeyi çykarynca kocasy dü?mü? bayylmy?… Ayylynca neden bayyldyn demi??
O da benim bir hanymym vardy. Aynen sana benziyordu demi?…
Kadyn da kendisinin hanymy oldu?unu söyleyince hasretle sarylyp ?ükür secdesi yapmy?lar…
Anneannesinin sözleri yankylandy kulaklarynda: O?lum, namaz hiç bu vakte byrakylyr my? Anneannesinin ya?y yetmi?e dayanmy?ty, ama ezan okundu?u vakit yerinden syçrar, ya?yndan beklenmeyecek bir hyzla abdestini alyr ve namazyny kylardy.
Kendisi ise, nefsini bir türlü yenemiyordu. Hep ne oluyorsa namaz son dakikalara kalyyor, bu sebeple namazyny alelacele eda ediyordu. Bunu dü?ünerek kalkty yerinden, gözü saate kaydy. Yatsy ezanynyn okunmasyna onbe? dakika kalmy?ty. Ba?yny her iki yöne pi?manlykla sallayarak, “Yine geciktirdim namazy.” dedi kendi kendine….
Kyvrak hareketlerle abdestini aldy ve daha elini yüzünü tam kurulamadan kendini odasyna atty. Mecburen, hyzly hareketlerle namazyny eda etti. Tesbihatyny yaparken anneannesini dü?ünmeden edemedi…. “Bu hâlimi görse, tatly sert kyzardy yine bana.” dedi. Çok seviyordu onu… Hele bir namaz kyly?y vardy ki, onu hep bir gökku?a?y hayranly?yyla seyrederdi. Namazda öyle bir mahviyeti vardy ki, hicabyndan renkten renge girerdi.
O gün ak?ama kadar derse girmi?ti. Müthi? bir a?yrlyk vardy üzerinde… Duasyny yaparken, ba?yny ellerinin arasyna alyp secdeye durdu, namazdan sonra bir süre bu ?ekilde tefekkür etmeyi severdi. Gözleri kapanyr gibi oldu. “Ne kadar da yorulmu?um.” dedi. Daldy gitti öylece…
Kyyamet kopmu?tu. Mah?erî bir kalabalyk vardy. Her yön insanlarla doluydu. Kimi donakalmy?, hareketsiz bir ?ekilde etrafy izliyor; kimi sa?a sola ko?turuyor, kimisi de diz çökmü?, ba?y ellerinin arasynda bekliyordu.
Yüre?i, yerinden fyrlayacak gibi atyyor, âdeta kafesinden kurtulmaya çaly?yyor, so?uk so?uk terler döküyordu. Hayattayken kyyamet, sorgu sual ve mizan hakkynda çok ?ey duymu? ve ahiret hayaty adyna bu kavramlar kendisi için kö?e ta?y olmu?lardy. Ama mah?er meydanyndaki ürperti, korku ve bekleyi?in bu denli deh?et verece?ini dü?ünmemi?ti.
Hesap ve sorgu devam ediyordu. Bu arada onun ismini de okudular. Hayretle bir sa?a bir sola bakty. “Benim ismimi mi okudunuz?” dedi, dudaklary titreyerek….
Kalabalyk birden yarylmy?, bir yol olu?mu?tu önünde… Yki ki?i kollaryna girdi. Mah?er meydanynyn vazifelileri olduklary belliydi. Kalabalyk arasyndan ?a?kyn baky?larla yürüdüler. Merkezî bir yere gelmi?lerdi. Melekler her iki yanyndan uzakla?tylar.
Ba?y önündeydi. Bütün hayaty, bir film ?eridi gibi geçiyordu gözlerinin önünden… “?ükürler olsun.” dedi, kendi kendine ve devam etti; “Gözlerimi dünyaya açtym, hep hizmet eden insanlary gördüm. Babam sohbetlerden sohbetlere ko?turuyor, malyny Yslâm yolunda harcyyordu. Annem eve gelen misafirleri a?yrlyyor, yemek sofralarynyn biri kalkyp, bir yenisi kuruluyordu. Ben ise, hep bu yolda oldum. Ynsanlara hizmete çaly?tym. Onlara Allah’y anlattym, namazymy kyldym. Orucumu tuttum. Farz olan ne varsa yerine getirdim. Haramlardan kaçyndym.”
Kirpiklerinden a?a?yya gözya?lary dökülürken, “Rabbimi seviyorum, en azyndan sevdi?imi zannediyorum.” diyordu. Ama bir yandan da “O’ nun için ne yapsam az, Cennet’i kazanmama yetmez.” diye dü?ünüyordu. Tek sy?yna?y Allah’yn rahmetiydi.
Hesap sürdükçe sürdü. Boncuk boncuk terliyor; syrylsyklam olmu?, zangyr zangyr titriyordu. Gözleri terazinin ibresindeki neticeyi bekliyordu.
Sonunda, hüküm verilecekti. Vazifeli melekler ellerinde bir kâ?yt, mah?er meydanyndaki kalabaly?a döndüler. Önce ismi okundu. Artyk ayaklary tutmaz olmu?tu, neredeyse yy?ylyp kalacakty. Heyecandan gözlerini kapamy?, okunacak hükme kulak kesilmi?ti.
Mah?eri kalabalyktan bir u?ultu yükseldi. Kulaklary yanly? my duyuyordu? ismi Cehennemlikler listesindeydi. Dizlerinin üstüne yy?yldy. Hayretten donakalmy?ty.
“Olamaaaaz.” diye ba?yrdy. Sa?a-sola ko?turdu, inanamyyordu. “Ben nasyl Cehennemlik olurum? Hayatym boyunca hizmet eden insanlarla birlikte oldum. Onlarla beraber ko?turdum. Hep Rabbimi anlattym.” diyordu.
Gözleri sa?anak olmu?, titrek vücudunu yslatyyordu. Vazifeli iki melek kollaryndan tuttu. Ayaklaryny sürüyerek ve kalabaly?y yararak alevleri göklere yükselen Cehennem’e do?ru yürümeye ba?ladylar. Çyrpynyyordu. Medet yok muydu? Bir yardym eden çykmayacak myydy?
Dudaklaryndan kelimeler kyryk dökük, yalvarmayla kary?yk döküldü.
“Hizmetlerim… Oruçlarym… Okudu?um Kur’ ân’ lar… Namazym… Hiçbiri beni kurtarmayacak my?” diyordu…
Ba?yra ba?yra yalvaryyordu. Cehennem melekleri onu hiç dinlemediler, sürüklemeye devam ettiler. Alevlere çok yakla?my?lardy. Ba?yny geriye çevirdi. Son çyrpyny?laryydy.
Resülullah, “Evinin önünde akan bir yrmak içinde günde be? defa yykanan bir insany o yrmak nasyl temizler, günde be? vakit namaz da insany günahlardan öyle temizler,” buyuruyordu. “Oysaki benim namazlarym da my beni kurtarmayacak?” diye dü?üldü. “Namazlarym… namazlarym… namazlarym.” Diye diye hyçkyrdy. Vazifeli melekler hiç durmadylar. Yürümeye devam ettiler;
Cehennem çukurunun ba?yna geldiler. Alevlerin harareti yüzünü yakyyordu. Son bir defa dönüp geriye bakty. Artyk gözleri de kurumu?tu. Ümitleri sönmü?tü. Ba?yny Öne e?di. iki büklüm oldu.
Kollaryny sykan parmaklar çözüldü. Cehennem meleklerinden birisi onu itiverdi. Kendini birdenbire havada buldu. Alevlere do?ru dü?üyordu.
Tam bir iki metre dü?mü?tü ki, bir el kolundan tuttu. Ba?yny kaldyrdy. Yukaryya bakty. Uzun beyaz sakally bir ihtiyar onu dü?mekten kurtarmy?ty. Kendisini yukaryya çekti. Üstündeki ba?yndaki tozu silkerek ihtiyaryn yüzüne bakty. “Siz de kimsiniz?” dedi.
Yhtiyar gülümsedi:
“Ben senin namazlarynym.”
“Typky; kalabalyk bir asansördeymi?cesine bizler artyk, birbirimize de?meden ya?yyoruz !.. Her birimiz kapyya do?ru dönmü?, ellerini ya önünde birle?tirmi? ya da, iki yana sykyca yapy?tyrmy?, kimseye dokunmamaya ve dokunulmamaya çaly?arak…
Kat y?yklaryny takip eder gibi, tek bir yöne bakarak ve her türlü ileti?imin önüne ba?tan geçerek. Yalnyz kaldy?ymyz nadir anlarda aceleyle asansörün aynasynda kendimize bakar gibi, arada bir içimizi yoklayarak ve her seferinde kendimizde bir ?eyi be?enmeyerek, yalnyzlyk duygusu daha bir artarak.
Ara syra duydu?um tipik asansör müzi?ini, sokaklarda yürürken de duyuyorum sanki:
“Yalnyzsyn, ama korkma, kalabaly?yn arasyndasyn. Meraklanma, herkes senin kadar yalnyz. Endi?elenme de, kimse dokunmayacak sana. Di?erleri de senin kadar korkak. Hiç kimsede de;
“Ben geldim. Beni dinler misin? Tanymaya çaly?yr mysyn? diyecek cesaret yok. Aman sakyn, gözlerini yana kaydyrma. Dümdüz, duygusuz bir ifadeyle sabitle baky?laryny…
Asansör durunca da hyzla hareket edip, ayryl asansörden, veyahut yoldaysan, sert, kararly adymlarla yürü yolunda, nereye gideceksen. Sanki çok önemli bir i?in varmy?, kime, nereye gidece?ini biliyormu?sun gibi…
Korkmayyn yanly? insanlara rastlamaktan veya incitilmekten !.. Do?rusu benim de ödüm patlyyor sizler gibi. Yine de denemek, inanmak istiyorum, çünkü çok basit bir matematik hesabym var benim. Terapiye ba?vuran herkes; “yalnyzlyktan ve anla?ylamamaktan ?ikayetçi de?il mi? Evet! Yçerideki her ba?vuruya kar?ylyk, dy?aryda yüzlerce insan, ayny ?ikayetlerden yakynmyyor mu ?”