Hikaye, Hikayeler Gülerken Öğrenmeye Hazırmısınız ?

Archive for the ‘Nasreddin Hocadan’ Category


Timurlenk Ve Hoca…

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Nasreddin Hocadan

Timurlenk, ordusunda kullandığı fillerden bir tanesini hoca merhumun bulunduğu köye gönderir ve arkasından da:

— Bu file elinizden geldiği kadar bakacak ve besleyeceksiniz, diye haber yollar.

Fil köyde istediği gibi dolaşmakta, dilediği bağ ve bahçeden beslenmektedir. Kimse çıkıp da:

— Bu nereden başımıza geldi. Timur ne yaparsa yapsın bunu köyümüzden alsın, diyemez ama, için için de sızlanmalar yayılmaya başlar. En sonunda köylüler bu işi gidip Nasreddin hoca ile beraber Timur’a söylemeye karar verirler.

Bir hey’et teşkil ederek sultanın huzuruna çıkmak üzere yola düşen köylüler, saraya yaklaştıkları zaman korkarlar ve geri dönerler. Hoca:

— Arkadaşlar etmeyin, eylemeyin, buraya kadar geldik. Ne olursa olsun bir varalım dediyse de söz dinletemez.

Yalnız başına kalan hoca Timur’un huzuruna çıkar ama, içinden de «Gösteririm ben size» der. Timur sorar hocaya:

— Hoca ne var, ne yok? Bir istediğiniz mi var, hayrola!? Hoca merhum:

— Sultanım, sağolun varolun, bizim köye bir fil gönderdiniz bizi memnun ettiniz. Hele köylülerimiz filden çok memnunlar. Yalnız, şu kadarlık var ki, hayvancağız yalnız olduğundan akşamları acı acı bağırıp duruyor. Sizden isteğimiz, mümkünse onun eşini de göndermenizdir, der.

Timur tabii ki, hocadan memnun olmuştur:

— Peki hoca hazretleri, en kısa zamanda onun eşini de gönderirim siz hiç merak etmeyin, der.

Hoca köye döndüğünde, köylüler merakla hocanın etrafını sararlar:

— Hocam mesele ne oldu? diye sorduklarında. Hoca için için gülerek:

— Müjdeler size! Hiç merak etmeyin pek yakında filin eşi de gelecek, der.

Merkebe Sordu

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Nasreddin Hocadan

Komşunun biri hocadan bir gün merkebini istedi. Hoca:

— Dur bir dakika! Kendisine sorayım eğer gönlü varsa alâ, ama gönlü yoksa veremem, deyip içeri girer.

Adam dışarda neticeyi beklemektedir. Hoca gelir ve der ki:

— Kendisine sordum, emin ol ki hiç niyeti yok.

Adam:

— Nasıl olur hocam, hiç merkep konuşur mu? der. Hoca:

— Eğildim kulağına gidip gitmeyeceğini sordum. Bana giderim ama yabancılar hep benim kulağıma vuruyorlar ve durmadan da sana küfrediyorlar, dedi. Ben de bu sebepten veremem, der.

Hoca Köylerde

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Nasreddin Hocadan

Hoca merhum, köyleri dolaşıp halka vaaz ediyordu. Bir kasabaya varınca orada birkaç gün kalmaya karar verdi. Üç - dört gün kaldı, halka va’z'ü nasihat etti, fakat kimse aç mısın, susuz musun, demiyordu. Hoca merhum bir konuşmasında İsa Aleyhisselâm’ın dördüncü kat semâda olduğunu ve Allah’ın izni ile orada durduğunu anlatmıştı. Camiden çıkarken cemaattan biri:

— Hocam çok merak ettim, acaba İsa Aleyhisselâm dördüncü kat semâda ne yiyip, ne içiyor? diye sordu.

Hoca merhumun tepesi atmıştı; yakınlarındaki cemaatın da duyabileceği bir şekilde:

— Yahu siz ne biçim adamlarsınız? Ben günlerden beri kasabanızda duruyorum, bana nasılsın, aç mısın, susuz musun diye sormuyorsunuz da tâ dördüncü kattaki Isa Aleyhisselâmı soruyorsunuz!, dedi.

Hoca Merhumun Ceviz Taksimi

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Nasreddin Hocadan

Çocuklar toplanmışlar, önlerindeki cevizi paylaşamıyorlardı. Yoldan geçmekte olan hoca merhumu görüp:

— Hocam biz taksim edemiyoruz. Şu cevizleri bizlere bölüştürsene, dediler.

Hoca merhum ceviz torbasının başına geldi:

— Allah taksimi mi, kul taksimi mi istiyorsunuz? diye sordu. Onlar daha çok âdil olacağını tahmin ettiklerinden:

— Allah taksimi isteriz, dediler.

Hoca merhum, cevizlerin yarısını çocuğun birine verdi, birkaç tane de birine verip bazısına hiç vermedi. Bunun üzerine çocuklar:

— Böyle taksim mi olur? diyerek itirazı bastılar. Hoca merhum:

— Siz Allah taksimi istemediniz mi? Allah, bazısına çok verir, bazısına hiç vermez, bazısına az verir ve insanların Allah’ın bu taksimine itiraz etmeye hakları da yoktur.

Bir Tepsi Hindi Dolması

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Nasreddin Hocadan

Adamın biri hoca merhumun yolunu kesip:

— Hocam adamın biri eline bir tepsi hindi dolması almış gidiyordu, dedi.

Hoca hazretleri:

— Bana ne gidiyorsa, diye cevap verince,

Adam:

— Hocam galiba sizin eve gidiyordu, dedi.

Bu sefer hoca Nasreddin:

— Bizim eve giden hindi dolmasından sana ne? diyerek adamı yine alt etti.

Ağa, Başını Evde Unutmasın

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Nasreddin Hocadan

Akşehir’in ağalarından hocanın bir ahbabı vardı. Bir gün Akşehir’e gittiği zaman onu da ziyaret etmek istedi. Ağanın konağına yaklaştığında onu pencereden başını çıkarmış etrafı seyreder gördü. Ağa da hocayı görmüştü. Onunla görüşmek ve evine almak istemediğinden başını içeri çekti. Hoca eve gelip kapıyı çaldığında kapıyı hizmetçi açtı.

Hoca merhum:

— Ağa ile görüşmek, sohbet etmek için geldim, dediğinde hizmetçi verilen talimat gereği:

— Ağa evde yok efendim. Geldiği zaman sizin geldiğinizi söylerim. Belki de sizinle görüşemediğine çok üzülecektir, dedi.

Hizmetçinin bu sözlerine hoca gülümseyerek şu cevabı verdi:

— Ağaya söyle de dışarı çıkarken bir daha başını evde unutmasın sakın!.


Arsiv


Meta


İstatistik

    • 1 kişi online
    • 53 maximum ziyaretçi
    • 98248 toplam ziyaretçi

Tavsiyeler


En Hit Hikayeler


    Fatal error: Cannot use string offset as an array in /home/mobil/domains/mobilhikaye.com/public_html/wp-content/plugins/sayfa_sayac/sayfa_sayac.php on line 592