Hikaye, Hikayeler Gülerken Öğrenmeye Hazırmısınız ?

Archive for the ‘Nasreddin Hocadan’ Category


Hangisini Çok Seviyormuş

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Nasreddin Hocadan

İki hanımı vardı hoca merhumun. Bir ara tutturdular:

— Hoca, hangimizi çok seviyorsan, söyliyeceksin. diye ısrar etmeye başlamışlar.

Hoca Hazretleri bu sıkıntıdan kurtulmak için ikisine de gizli gizli mavi boncuk verdi. Onlar gene ara sıra:

— Hangimizi çok seviyorsun hoca efendi? dediklerinde, o:

— Mavi boncuk hanginizde ise onu çok sevdiğim belli, diye cevap verirdi.

Ya Secdeye Kapanırsa

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Nasreddin Hocadan

Hoca merhum, bir yolculuğu sırasında bir handa (otel) konaklamak üzere kalmıştı. Gece yatağa yattığında eski olan binanın gıcırtılarından bir türlü gözüne uyku girmedi. Hancıya varıp:

— Be birader, bu ne kadar da eskimiş. Korkuyorum bina başıma çökecek, diye konuşmaya başlayınca hancı hemen hoca merhumun sözünü kesip:

— Hocam siz de bilirsiniz ki, her şeyin bir ibadeti vardır. Bizim han da zikir ediyor, deyince hoca merhum hemen cevabı yapıştırdı:

— Ben de zaten biraz sonra secdeye kapanır diye korkuyorum ya!.

Cenazeye Sorun

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Nasreddin Hocadan

Muzibin birisi hoca merhumun yanına gelip:

— Dünya kaç arşın acaba? Bunu bilse bilse bizim hoca efendi bilir diye sana soruyorum, der. Hoca merhum, oradan geçmekte olan cenazeyi göstererek:

— O soruyu git de şu gidene sor. Dünyayı ölçmüşde gidiyor, diye cevap verir.

Bindiği Dalı Kesti

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Nasreddin Hocadan

Oradan geçenlerden biri hoca merhumu bindiği dalı keserken görüp:

— Hocam ne yapıyorsun? Bindiğin dalı kesiyorsun, o ağaç kesilirse sen de düşersin sonra, dediyse de hoca merhum bindiği dalı kesmeye devam etti.

Hakikaten biraz sonra da ağacın kırılan koluyla beraber yere düştü. Hoca merhum kendi kendine:

— Bu adam benim buradan düşeceğimi bildiğine göre benim ne zaman öleceğimi de bilir, diyerek adamın peşine düştü.

Bir müddet koştuktan sonra da adama yetişti. Adam arkasından hocanın geldiğini görünce:

— Ne o hoca efendi, bu hâl nedir? diye sordu. Hoca merhum:

— Arkadaş, sen benim bindiğim dalı kesince düşeceğimi biliyorsun, benim ne zaman öleceğimi de bilirsin, dedi.

Adam:

— Hocam olacak iş mi? Ben nereden bilirim senin ne zaman öleceğini diye diretti ise de hoca hazretleri söyleyeceksin, diye ısrar ediyordu.

Adam kurtulmak için:

— Hocam, dedi. Odunları merkebe yükleyip yukarı doğru çıkarken, yolda merkep bir kere tökezlerse bil ki, canının yarısı gitmiş demektir. İkinci tökezlenmesinde ise ölürsün, dedi.

Hoca merhum, adamın dediği gibi yaptı. Biraz sonra merkep tökezlemeye başladı. Hoca dermansızlaşmaya… İkinci tökezlenmede ise hoca:

— İşte öldüm, diyerek yere yattı.

Bir müddet sonra hoca hazretlerini ölü olarak buldular. Tabuta koyup eve götürüyorlardı. Biraz gittikten sonra yol iki çatal oldu. Cemaat hangisinden gitsek acaba diye düşünürlerken, hoca merhum tabuttan başını çıkarıp:

— Ben sağlığımda şu yoldan giderdim, dedi ve onlara yol gösterdi…

Kırk Yıllık Sirke Nasıl Saklanır?

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Nasreddin Hocadan

Hoca merhumdan bir komşusu:

— Kırk yıllık sirke lâzım. Sizde olduğunu duydum var mı acaba? diye sordu.

Hoca merhum:

— Var, ama veremem, diye cevap verdi. Adam:

— Hocam lâzım olmasa zaten istemem. Bir sirkeden ne sıkar, niye vermiyorsun? deyince.

Hoca:

— Eğer her isteyene verseydim, bende kırk yıllık sirke kalır mıydı? diye cevap verdi.

Timur’a İncir Götürdü

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Nasreddin Hocadan

Hoca merhum, bahçesinden bir sepet ayva toplamış Timur’un sarayına gidiyordu. Yolda bir ahbabı:

— Nereye böyle hoca efendi? diye sordu. Hoca:

— Timur’u ziyarete gidiyorum, dedi. Adam:

— Timur ayvayı sevmez. O en çok inciri sever, sen ona pazardan bir sepet incir götür, dedi.

Hoca merhum adamın dediğini yaptı. Bir sepet incirle Timurlenk’in huzuruna çıktı. Timur, hoca merhumun incirlerini beğenmişti. Birini yiyor, birini ise karşısında oturan hoca merhumun yüzüne çalıyordu. Timur’un bu hareketine kızmayan hoca merhum, ellerini her incir gelişinde yüzüne sürüyor ve: ”

— Ya Rabbi şükürler olsun sana!, diye dua ediyordu. Timur bunun sebebini sordu. Hoca merhum:

— Sultanım, ben size ayva getiriyordum. Ya bir de onlarla gelseydim şimdi benim yüzüm ne hale gelirdi. Yolda bana sizin ayva yemediğinizi söylediler de değiştirdim. Ayva ile huzurunuza gelmediğime şükrediyorum, dedi.


Arsiv


Meta


İstatistik

    • 4 kişi online
    • 53 maximum ziyaretçi
    • 79888 toplam ziyaretçi

Tavsiyeler


En Hit Hikayeler


    Fatal error: Cannot use string offset as an array in /home/mobil/domains/mobilhikaye.com/public_html/wp-content/plugins/sayfa_sayac/sayfa_sayac.php on line 592