Hikaye, Hikayeler Gülerken Öğrenmeye Hazırmısınız ?
İki kişi bir mesele yüzünden tartıştılar ve sonunda iş kadıya kadar vardı. Bunlardan biri yağ, diğeri de koyun göndermişti kadı hazretlerinin evine. Kadı efendinin sadece yağdan haberi vardı. Tabiî ki yağ gönderen haklı çıktı. Kararını tebliğ ederken koyun gönderen diğeri kesti kadının sözünü:
- Efendim, cariyelerinizden biri koyunun yağı devirdiğini söyledi! deyince kadı meseleyi anladı:
- Anlaşıldı, anlaşıldı. Bu durumda sen haklısın!
Adamın tembel mi tembel bir uşağı vardı. Bir gün onu üzüm ve incir almaya gönderdi, ama uşak sadece üzümle çıkageldi.
- Ben sana demedim mi, sana bir iş verirsem iki iş birden yap diye ha?
Tesadüf bu ya, efendi o gün hastalandı. Uşağı doktor çağırmaya gönderdi. Uşak da doktorun yanında bir gassal bir de mezarcı getirmişti.
Efendi uşağına çıkıştı:
- Niye getirdin bu mezarcıları yahu?
- Efendim, sana bir iş verirsem iki iş birden yapacaksın demediniz mi? İşte, tedavi etsin diye doktor getirdim. Tedavi kâr etmez de ölürseniz, mezarcı hazır olsun bari dedim!
Hoca okulda kıyamette olacaklardan söz ediyordu ki çocuğun biri kalkıp sordu:
- Hocam, kıyamet günü bizim okul da tatil olacak mı?
Bir berber zavallı adamı tıraş ediyor ama sürekli makasla saçını çekiyordu. Bir süre sonra müşteriye sordu:
Kaç kardeşsiniz?
- Elinizden sağsalim kurtulursam, iki kardeşiz!
Üç deli kayıkla denizde geziniyorlardı ki birdenfırtına patladı. Birbirlerine akıl danışmaya başladılar. Biri dedi ki:
- İkiniz suya girip kayığı itin, ben de dümene geçeyim!
Biri arkadaşına:
- “Haydi; bizim eve gidelim de ekmekle tuz yiyelim” dedi.
Adamcağız “Ekmekle tuz”un leziz yemeklere kinaye olduğunu düşünüp arkadaşıyla birlikte yola koyuldu.
Ama gerçekten de önüne birkaç somun ekmekle tuz konulunca şaşırdı kaldı; ama sesini de çıkarmadı. Derken kapı çalındı. Bir dilenci gelmişti.
Ev sahibi:
- “Git, yoksa yaralarım seni!” dedi.
Misafirin sabrı tükenmişti. Dilenciye döndü ve
- “Bu adam dediğini yapar. Git, canını kurtar!” dedi.