Hikaye, Hikayeler Gülerken Öğrenmeye Hazırmısınız ?

Archive for the ‘Dini / İslami’ Category


Dansın Yasaklanışı

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Dini / İslami

Bugün memleketin her yerinde, hattâ İslâm dünyasının ve dünyanın her yerinde bir medeniyet alâmeti olarak kabul edilen ve genç -ihtiyar herkes tarafından icra edilen dans denen melanet, ilk defa Kanunî zamanında Fransa’da yapılmaya başlanmıştı. O zaman Osmanlı İmparatorluğunun sınırları Avrupanın ortalarında idi ve Fransa’ya dayanıyordu. Bu dans denen melanetin ilk yapılmaya başlandığını duyan Kanunî, zamanın Fransa Kralına bir mektup yazdı.

Kanunî’nin Fransa Kralına yazdığı tarihî mektup aynen şöyledir:

— Ben ki; kırksekiz krallığın hakanı, Kanunî Sultan Süleyman Han’ım. Sefirimden aldığım rapora göre, memleketinizde dans namı altında kadın - erkek birbirine sarılmak suretiyle, alâmeleinnas icra-i luğbiyat yapılmakta olduğu mesmu-u şahanem olmuştur.

Hem hudud olmaklığımız dolayısiyle, işbu rezaletin memleketime de sirayeti ihtimali muvacehesinde Name-i Hümayunum yedinize vusulünden itibaren, derhal son verilmediği takdirde, bizzat Orduyu Hümayunumla gelip men’e muktedirim!..

Rivayete göre, Kanunî’nin bu mektubundan sonra, Fransa’da yüz sene dans yapılmamıştır.

Yavuz Ve Zenbilli

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Dini / İslami

Zenbilli Ali Efendi hakkında anlatılan ikinci mes’ele ise şöyledir:

Yavuz Sultan Selim, İran’la bütün ticarî münasebetlerini kesmiş ve bilhassa ipek ticaretini kat’î surette yasak etmişti. Bu yasağı unutan dörtyüz kadar tüccar ise, İran’la ticarî münasebet kurmuş ve ipek satışında bulunmuşlardı. Yavuz Sultan Selim’ Han, bunların idam edilmesini istiyordu. Zenbilli Ali Efendi ise, idamlarına fetva vermiyordu. Aynı zamanda bu tüccarlar, Zenbilli’yi kurtulmaları için Padişaha aracı kılmışlardı. Zenbilli Ali Efendi, bu mes’eleyi Padişahla konuşurken bir ara padişah:

— Sen devlet işlerine karışma!., dedi.

Bu ağır konuşma üzerine Zenbilli Ali Efendi, padişahın huzurundan selamlamada bile bulunmadan çıkıp gidiyor.

Daha sonra Zenbilli’nin haklı olduğuna kanaat getiren Yavuz, dörtyüz tüccarı affettiği gibi Şeyhu’l İslâm’dan özür diliyor ve gönlünü almak için ona Rumeli ve Anadolu Kazaskerliklerini teklif ediyor.

Fakat bu teklifi:

— Allahla yeminim vardır, hiçbir siyasî vazife kabul etmeyeceğim, diyerek reddeden büyük ilim adamı, orada da İslâm dinine ne kadar bağlı olduğunu gösteriyor.

Bunun üzerine Yavuz, Zenbilli’ye beşyüz duka altın hediye ederek kusurunun bağışlanmasını istiyor.

Zenbilli Ali Efendi’nin Dirayeti

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Dini / İslami

Bilindiği gibi Yavuz Sultan Selim, şiddetiyle ve hiddetiyle meşhur bir Osmanlı Padişahıdır. Yavuz zamanında, İranla İmparatorluğun arası son derece açılmıştı. Yavuz, Şah İsmail’i bozguna uğrattıktan sonra bütün alevileri kılıçtan geçirmiş ve İstanbul’a dönerek, aynı şeyi hristiyanlar için de plânlamaya başlamıştı. Bu mesele hakkında, yani hristiyanların da kılıçtan geçirilmesi hakkında, Şeyhu’l Islâmı Zenbili Ali Efendiden fetva istedi.

Şeyhu’l İslâm ise, gizlice patriğe haber gönderip meseleyi bildirdi ve padişahın huzuruna bir heyet göndermelerini tavsiye etti. Rum patriğinin padişahın huzuruna çıkmasını ise, Sadrazam Piri Mehmed Paşa ile görüşen Şeyhu’l İslâm Zenbili Ali Efendi temin etmişti yine.. Rum Patriği padişahın huzuruna çıkmak üzere Edirne’ye geldiği zaman, Piri Mehmet Paşa sözünde durdu ve heyet huzura kabul edildi. Yavuz:

— İsteğiniz nedir?

Diye sorduğunda, onlar Şeyhu’l Islâmın verdiği talimat üzere şunları söylediler:

— Sultanım, dedeniz Fatih, İstanbul’u aldığı zaman hiçbir şekilde İslâm dinine girilmesi için icbar etmedi. Hatta hristiyan din adamları Fatih’ten büyük yakınlık gördüler ve kiliselerde ibadetlerine devam ettiler. Eğer yanmamış olsaydı, size Fatih’in fermanını bile ibraz edebilirdik. Hem Kur’an-ı Kerîmde de: «Dinde icbar yok» buyurularak bir serbesti ve hürriyet tanımıştır, dediler.

Rum heyetinin bu sözleri, huzurda bulunan bazı yaşlı yeniçerilerin de tasvibiyle Yavuz «Kılıçtan Geçirme» kararından vazgeçiyor ve bütün kiliseleri camiye tebdil etmekle yetiniyor.

Hristiyanlara ise dilerlerse ahşap olmak şartıyla kilise yapmalarına müsaade ediyor.

Bu mes’elede görüldüğü gibi, Zenbili Ali Efendi, İslâmî hükümlerin tatbikinde hiçbir zaman hissî hareket etmemiş ve daima İslâmî çerçeve içinde kalmayı tercih etmiştir.

Kanuni Ve Karınca

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Dini / İslami

Kanunî Sultan Süleyman’ın, bahçede kıymetli bir ağacı vardı. Bu ağacı karıncalar sardı. Kanunî karıncalar için Şeyhu’l İslâm Ebussuûd Efendiye bir tezkere yazdı:

— Ağacımı bürüdü karınca, Günahı varmıdır (onu) karınca?… Şeyhu’l İslâm Kanuniye cevap veriyor:

— Yarın mahşer yerine varınca, Hakkını alır Süleyman’dan karınca…

İşin İçinde Kelle Var…

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Dini / İslami

Bir padişahın canından çok sevdiği bir devesi vardı. Padişah sadece bu deveye bakmaları için birkaç kişi vazifelendirmişti. Padişahın deveye olan sevgisi o kadar fazla idi ki:

— Kim bana bu devenin öldüğünü söylerse onun kellesini keserim, diyordu.

Fakat deve de nihayet bir hayvandı… Bir gün beş gün derken kaç sene yaşadıysa her hayvan gibi o da öldü. Şimdi kim gidip de padişaha:

— Deve öldü!, diyebilecekti.

Bir - iki gün sonra içlerinden biri:

- Ben bunu gider padişaha söylerim, dedi ve padişahın huzuruna çıkıp saymaya başladı:

- Sultanım kıymetli deveniz yattı kalkmıyor, yumdu gözlerini açmıyor, uzattı ayaklarını toplamıyor…

Adamı sonuna kadar dinleyen padişah:

— Desene deve öldü, demiş.

Adam:

— Padişahım onu da siz söyleyin, çünkü işin içinde kelle var, diyor.

Ağaçların Korkusu

Jan 14, 2008 Author: admin | Filed under: Dini / İslami

Ormanlar arasında bir gürültü, bir bağırıp çağırmadır başladı. Büyük ağaçlar:

— Ne oluyor yahu? Ne bağırıyorsunuz!?, diye sorduklarında, küçükler:

— Kenarlardan başlamışlar kesmeye… Adamın biri elinde bir demirle kesip geliyor, derler.

Büyük ağaçlar:

— Korkmayın çocuklar, korkmayın… İyi baktınız mı? Bizden bir şey var mı adamın elinde? diye sorduklarında, onlar:

— Var efendim var! Adamın elindeki kesici şeyin (balta) sapı bizden, diye cevap verirler.

O zaman büyük ağaçları bir korku kaplar:

— Şimdi korkun işte… Eğer bizden birisi ise, hepimizi de kesebilir, derler.


Arsiv


Meta


İstatistik

    • 1 kişi online
    • 53 maximum ziyaretçi
    • 92814 toplam ziyaretçi

Tavsiyeler


En Hit Hikayeler


    Fatal error: Cannot use string offset as an array in /home/mobil/domains/mobilhikaye.com/public_html/wp-content/plugins/sayfa_sayac/sayfa_sayac.php on line 592